Abdülaziz - Forum


Cuma, 12.09.2016, 6:22 PM
Giris Yaptın Misafir | Grup "Ziyaretçi" | RSS


Anasayfa | Abdülaziz - Forum | Profilim | Cikis
[ Yeni Mesaj · Üyeler · Forum kuralları · Arama · RSS ]
Page 1 of 11
Forum » Genel Bölüm » Biyografi Bölümü » Abdülaziz (osmanlı padişahı Abdülaziz hayatı biyografi kimdir?)
Abdülaziz
krallodosDate: Pazar, 04.24.2011, 4:17 AM | Message # 1
Group: Şah
Messages: 61
Awards: 1
Reputation: 0
Status: Çevrimdışı
Sultan Abdülaziz, 8 Şubat 1830'da İstanbul Kanatlarımın Altında, Eyüp'te II. Mahmut'un ikinci oğlu olarak Pertevniyal Sultan Hanım'dan dünyaya geldi. Şehzadeliğinde güreş, binicilik, av gibi sporlarla ve müzik ile resimle uğraştı. Sarayda iyi bir eğitim gördü. I. Abdülmecit'in ölümü üzerine 25 Haziran 1861'de 32 yaşında Osmanlı tahtına geçti.

Tahta geçtikten sonra ordunun ve donanmanın geliştirilmesiyle meşgul oldu. Sultan Abdülaziz tahta çıktığında Osmanlı Devleti'nde dış borçlar yüzünden hazine boşalmıştı. Özellikle gayrimüslimler Fransız İhtilali'nin getirdiği özgürlükçü ve milliyetçi düşüncelerden ve Avrupalı devletlerin kışkırtmaları sonucunda yeniden ayaklanmaya başlamışlardı.

Sultan Abdülaziz'in 3 Nisan 1863'de Mısır ziyaretinden sonra batılı devletlerin baskısı sonucunda tanzimat hareketlerine devam etmek zorunda kaldı. Padişahlığının ilk yıllarında Avrupalı devletlerin baskıları ve iç sorunlar ile uğraşan Sultan Abdülaziz, azınlıkların isteklerini yerine getirmek zorunda kaldı.

15 Haziran 1862 tarihinde Avrupa'da yardım alan Sırplar, Belgrad Kalesi'ne saldırdılar. 1861'de Hersek'de çıkan isyan ile birleşerek kısa zamanda büyüyen bu hareket 23 Ağustos'da Ömer Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunun Rieka'daki Karadağ ordusunu mağlup etmesiyle neticelendi. Bunun üzerine 31 Ağustos 1862'de İşkodra Barışı yapıldı. Karadağ Savaşı'nı sona erdirmek için yapılan bu barış ile Karadağ iç işlerinde bağımsızlık kazandı.

1856 Paris Antlaşması ile Sırbistan özerkliğini kazanmıştı. Ancak Osmanlı Devleti'nin bölgede zayıflaması yüzünden Sırbistan kalan Osmanlı askerlerini de bölgeden çıkarmak için girişimlerde bulundu. Avrupalı devletlerin olaya karışması sonucunda 1867'de Osmanlı Sırbistan topraklarından çekilmeyi kabul etti.

Bu gelişmelerin hemen ardından 1859'da Eflak ve Boğdan birleşerek ortak bir prens atamışlardı ve Osmanlı Devleti de bu prensi tanımak zorunda bırakılmıştı. Bunun sonucunda Eflak ve Boğdan Osmanlı Devleti'ne bağlı olmakla beraber birleşerek Romanya Prensliği'ni kurdu. 28 Haziran 1864'de Osmanlı Devleti birleşmeyi kabul eden İstanbul Protokolü'nü imzaladı. Kısa bir süre sonra 8 Mart 1865'te Osmanlı Devleti, İngiltere, Fransa, Rusya ve Yunanistan ile birlikte İstanbul Barışı'nı imzaladı. Bu barışa göre Korfu, Kefalonya, Zenta, Çerigo ve Paksa adaları Yunanistan'a verildi.

Ayaklanmalar Girit'te de başladı. Sorunu çözmek için Osmanlı Devleti, idari ve askeri açıdan girişimlerde bulundu. Girit'e gönderilen Mehmet Emin Paşa, 6 Ekim 1867'de yeni statü için ferman yayınladı. Sivil yönetim padişahın atadığı valiye askeri yönetim ise atanacak komutana verildi. Atanan valinin biri müslüman diğeri hıristiyan iki yardımcısı olacaktı. Gümrük vergisi hariç diğer vergilerden ada muaf olacak, iki resmi dili olacaktı. Karma meclis tarım, bayındırlık, ticaret ve endüstri işlerini planlayacaktı.

Sultan Abdülaziz, 1867 yılında Paris'te açılan büyük bir sergiyi görmek için imparator Napolyon'un davetini kabul ederek Fransa'ya gitti. Ardından İngiltere, Belçika, Almanya, Avusturya, Macaristan yoluyla ülkeye döndü. Bu seyahatleri süresince birçok hükümdar ile görüştü. Ardından Rusya'nın Karadeniz'e ait hükümleri dikkate almayacağını bildirmesi üzerine İngiltere, Fransa, Prusya, Rusya ve İtalya arasında 13 Mart 1871'de Karadeniz'in tarafıszlığına son veren Londra Antlaşması imzalandı.

19. asrın sonlarına doğru Avrupa'da, Avusturya-Macaristan, Rusya ve Almanya devletleri belli başlı güç odakları durumundaydılar. Bu üç devletin üzerinde durdukları en önemli konu Şark Meselesi idi. Dolayısıyla Osmanlı Devleti'nin hakimiyeti altındaki Hıristiyan unsurun tahrik edilerek Hıristiyanların yaşadıkları bölgelerin kendi nüfuzları altına alınması yolundaki faaliyetlerden geri durmamışlardır. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun Bosna-Hersek üzerinde uzun süredir emelleri bulunmaktaydı ve bu devletin esas amacı Selanik'e ulaşmaktı. 1875 yılında Bosna-Hersek'te yeni bir isyanın çıkmasında kuşkusuz Avusturya'nın rolü çok büyüktür. Bosna-Hersek'in Sırbistan ve Karadağ gibi iki Slav ülkesi ile Avusturya arasında yer alması burayı propaganda için uygun bir duruma getiriyordu. Ayrıca 1856 Paris Antlaşması'ndan sonra Karadağ, Sırbistan ve Girit gibi yerlerin, çıkan isyanlarla muhtariyet kazanmış olmaları da Bosna-Hersek'in Hıristiyanlarını heveslendiriyordu. Çıkan bu isyanlar sırasında Avusturya'nın üstlendiği himayeci rol ve buraya yönelik yayılma emelleri Rusya'nın tepkisini çekmeye başlamıştı.

Forum » Genel Bölüm » Biyografi Bölümü » Abdülaziz (osmanlı padişahı Abdülaziz hayatı biyografi kimdir?)
Page 1 of 11
Search:


Copyright© 2016

Powered by uCoz